Bir adamın cebinde bir d nya vardı. D nya'nın y r ngesinde, karpuz kadar bir gezegen s nd . Ondan geriye kalan bir milyon can, ceviz kadar bir g m ş damlanın i inde, g kleri aşıp bir adamın cebine sığındı. O adam İzmir'de, bir otogarın soğuğunda, oraya nasıl geldiğini hatırlamadan g zlerini a mıştı. Cebinde beş g nl k parası, omzunda bir gitarı, i inde on beş yaşından beri susmayan bir 'neden'i. Dibin dibindeydi. Tam da bu y zden se ilmişti. Sonra yollar başladı. Cebinde g kten inmiş bir halk, ayağının altında Anadolu. Meydanlarda t rk , kar altında bir adır, yıllardır susmuş bir kalemin ilk s z . Bir milyon g z onu izledi, mr nde ilk kez saklanmadı. Bir damlada koca bir deniz saklıydı. O denizi taşıyan adam, yavaş yavaş, akmayı ğrendi. İki d şen, birbirini tuttu. Ve birlikte doğruldular. kitaplık bir yolculuğun ilk durağı.