Bir İnsanı Ger ek Hissettiren Nedir?
Biriktirdiği anılar mı? Dokunduğu insanlar mı? Kalp kırıklıkları, zlemler, kimsenin g rmediği o sessiz anlar mı?
Bu kitap sizi "d zeltmek" i in yazılmadı. İyileşme veya retkenlik i in beş adımlık bir y ntem sunmuyor. Bu bir davet-yavaşlamanız, d ş nmeniz ve nihayetinde neden b yle hissettiğinizi anlamanız i in.
N robilimi ham duygularla harmanlayarak, travma teorisinden, bağlanma biliminden, psikolojiden ve hafıza araştırmalarından yararlanıyor. B ylece kim olduğumuzu sadece tek başımıza değil, ilişki i inde nasıl şekillendiğimizi keşfe ıkıyor. Başkalarına, sessizliğe, aşka, yokluğa, varlığa ve dokunmaya olan ilişkimizi inceliyor.
Bu kitap, uzun zamandır ok fazla şey hissedip de nedenini a ıklayamayanlar i in bir harita sunuyor. Severken kendini kaybedenler i in. İnsan dolu odalarda bile g r nmez hissedenler i in. İlişkilerde nefesini tutanlar, her şey yolunda g r nse bile bir darbe bekleyenler i in. Belirli insanların hayatlarından ıktıktan sonra bile neden i lerinde kaldığını anlamak isteyenler i in.
Her bir b l m, uzun denemeler aracılığıyla, temasla şekillenen bir sistem olmanın ne anlama geldiğine dair nazik ve zekice bir keşif sunuyor-bedenlerimizin nasıl hatırladığına, zlemin beyni nasıl yeniden şekillendirdiğine, yaratıcılığın hem hayatta kalma hem de zg rl k olduğuna ve bağ kurmanın sadece arzuladığımız bir şey değil, aynı zamanda bizim varlığımızın bir par ası olduğuna değiniyor.
T m cevaplara sahip olduğunu iddia etmiyor. Ama tek başımıza katlanmak zorunda olduğumuzu d ş nd ğ m z şeyler i in bir dil sunuyor. Duygusal olarak meraklı olanlar, derin hissedenler, i sel alışmalarını yapmış ama h l kelimeleri bulamayanlar i in birebir.
Eğer daha nce hi yaşanmamış şeylere neden yas tuttuğunuzu, yakınlığı kovalamakla birlikte samimiyetten neden korktuğunuzu ya da yıllar ncesinden tek bir c mlenin bile bedeninizi neden h l rahatsız ettiğini birinin a ıklamasını istiyorsanız-bu kitap sizin i in.
Olduğunuz gibi gelin. Sorularınızı getirin. Hassasiyetiniz buraya ait.