Ece'nin l m yle ilgili yas s recini atlatamadığımı d ş nen Nihat işin şakasındaydı. Yaşadıklarımı bilen biri olsun istediğim i in, Ece'nin mezarı başında bulduğum g zl ğ Nihat'a g stermek istiyordum. Bu kararı verdiğim g n g zl ğ koyduğum yerde bulamadım. Saatlerce nereye koymuş olabileceğimi d ş nd m. Bu kadar nemli bir eşyanın yerini unutmam olacak şey değildi. G zl ğ bulamadığımı ğrenen Nihat bu kez,
-Bence sen hayal g rd n, dedi. G zl k m zl k yok. Ece'nin l m nedeniyle hala kendinde değilsin, hepsi bu... Yas bazen uzun olur. Kolay değil, Ece'yle birbirinizi ok seviyordunuz. Evlenmeye karşıydınız, ama g n n birinde d ğ n bile yapabileceğinizi, şimdilik gerek duymadığınızı s ylemiştiniz. G zel bir ifttiniz... Ece Hanım da melek gibi kadındı. Allah rahmet eylesin. Kafanı takma artık. G zl ğ de aramaktan vazge .
Bu konuşmamızın zerinden haftalar ge ti. İşten eve d nd ğ m her g n g zl ğ aramaya devam ettim. Bir akşam telefonumdaki Ece'nin fotoğraflarına baktıktan sonra, daha nce aradığım yerleri bir daha kontrol ettim. Nereye bakıyorsam hatırlar gibi oluyor ama bulamıyordum. Uzun zaman sonra g zl k, okuduğum kitabın zerinde ortaya ıktı. Oysa evin her yerine bakmıştım. Bu şekilde ortaya ıkması ger ekten tuhaf bir durumdu. Kitap g nlerdir aynı yerde g z m n n nde duruyordu. G z n ndeki bir şeyi haftalardır g rmemiş olamazdım.
Tekrar kaybetmekten korktuğum i in aceleyle uzanıp elime aldım. Ne yaşayacağımı bilmediğim i in takıp takmamakta teredd t ediyordum. İlk taktığımda Ece'yle bir ift g vercine d n şt ğ m z , Ece'nin hasta olduğunu, han gibi bir yerde bir demirin zerine t nediğimizi, kara bir karga ile kırmızı ser enin yanımıza geldiğini, zerinde sarayın resmi olan her renkten market poşetlerinin saldırısı altında olduğumuzu g rm şt m.
Eğer bu bir r ya ise sevgili okur, ihtiyacım olan r ya bu değildi. Ece'yi iyileşmiş olarak g rmek, onunla d nyanın faşizmden uzak bir b lgesinde her şeye yeniden başlamak istiyordum.