─Yok yok, siz beni tanımadınız, numara yapıyorsunuz, z lmeyeyim diye b yle s yl yorsunuz, dedi sitemle.
─Hayır canım, ne m nasebet, dedim. İyi niyetli bir okurumsunuz... Tanıdım sizi... Tanımaz olur muyum? Ayrıca kim tanımaz sendikacı, m cadele adamı, meslekten atılmakla tehdit edilen, d zen karşıtı olduğundan kom nist olmakla su lanan, bilgisayar teknolojilerine uyum sağlamakta zorlanan, doğa aşığı, evreci yazılarıyla bilinen Rehber ğretmen Nazım Bey'i... Yapmayın canım... Merak etmeyin, nce ıkaramadım, biraz d ş nmem gerekti ama sonradan tanıdım sizi. Okurlarım arasında ayrı bir yeriniz olduğunu da yeri gelmişken zellikle belirtmek isterim. Yalnız merak ettiğim şeyler var... Mesela psikolojik danışma yapmak istediğinizi s yl yorsunuz. Ne g zel... Başka? Sadece bana mı danışma? Kahvedeki m şterileri, eroinci kasapları, onlarla aynı kafa yapısına sahip erkekler s r s n g rd n z. Onlar ne olacak? Kasaba halkı ne olacak? Niye sadece bana? B t n kasabaya, hatta lkeye psikolojik danışma yapsanız daha iyi değil mi? Bir tek bende mi kusur g rd n z? Doğrusu alınıyorum... Fakat şunu da s ylemeden ge emeyeceğim. Başka bir şey var sizde? Ağzınızdaki baklayı ıkarsanız diyorum. Ne dersiniz? Doğru s yleyin, buraya kadar sadece beni iyileştirmeye gelmiş olamazsınız.
─Kendimi de iyileştirmek istiyorum, deyince,
─Ha ş yle, dedim. A ık olalım... Bu memlekette okumuş, okumamış pek ok H seyin Avni var. Daha fenasını s yleyeyim mi? Tedaviye milletvekili olduğunu s yleyen yağmacılardan, Atat rk g r n p Cumhuriyeti yıkmaya alışanlardan, onlara destek olup g ya ilerici laflar edip kadın hakları savunuculuğu yapanlardan başlamak gerekir, dedikten sonra ne zamandan beri hasta olduğunu, Hanende Melek yk s n okuyunca mı bunu fark ettiğini sordum.