Canım Remziye'm,
Kısa zamanda o kadar ok şey oldu ki, s ze nereden başlayacağımı bilemiyorum. nce şunu belirteyim kuzum, yanında olmayı, buralardan uzaklaşmayı yle ok istiyorum ki, bunun i in elimden geleni yapıyorum, yapacağım, merak etme sen. Ben de seni ok zledim, her şeyden ok seviyorum seni canım meleğim. Pasaport almaya vakit bulamadım, ama sorun değil, başvurudan sonra işlemlerin abuk tamamlandığını ğrendim. Yine de almayı istedim ama tayin işlemleri i in kapıdan kapıya o kadar ok koştum ki, vaktim olmadı.
- Tayin mi, o da nereden ıktı? dediğini duyar gibiyim...
Bir bilsen neler oldu neler... Hepsini anlatacağım, merak etme g l m.
Bu satırları nereden yazdığımı duyunca ok şaşıracaksın. Ben bile şaşkınlığımı zerimden atamadım. H l b t n bunların nasıl olduğuna inanamıyorum. Murat'ın barbarlığı y z nden Afşin'den ayrılmak istiyordum ya g l m, can g venliğim olmadığı konusundaki ifadem nedeniyle tayin isteğim nihayet kabul edildi. Şu anda Muğla'nın Milas il esindeyim. Yaşadıklarımı alt alta yazsam, buradan Japonya'ya vallahi yol olur. Murat, o artık tanıyamadığım, g z d nm ş adam, bir kez daha okulu basıp, bana aşık olduğunu sandığı Rıdvan'la kavgaya tutuşunca soluğu il e eğitim m d r n n kapısında aldım.
Kapıdan girdiğimde m d r, diyanetin imamlarıyla sohbet ediyordu. Bu da ayrı bir sıkıntı, vallahi ıldıracağım. Gel de konuşma canım... Gel de 'bilim yuvasında bu yobazların ne işi var?' diye sorma... Gel de sus, gel de ğretmen olup susmayı başar bu tarikat ıların karşısında. Sen de biliyorsun ya g l m, artık ğrencilerimiz, sendikamızın b t n itirazına rağmen, bakanlığın yeni projesi gereği, ğretmenlikle ilgisi olmayan imamlardan ders almak, onlarla camiye gidip namaz kılmak zorunda bırakılıyor. Kara sakallı manevi danışmanlardan başka, imam tipli okul psikolojik danışmanları t redi. Eskiden 'okul psikoloğu' dendi mi 'laik, bilimsel eğitimi', 'aklı h r, vicdanı h r' nesiller yetiştirmeyi savunan eğitim personelleri akla gelirdi. O g zel insanlar da artık ortalıkta g r nm yor.
Tarikat ı eğitim bakanlığı tarafından okullara sokulan, bu gerici projenin uygulayıcısı olan imamlar, erken yaşta ğrencilerimizin kafasını hurafelerle dondurarak, zihinleri bilimsel d ş nemeyecek, olaylara eleştirel g zle bakamayacak hale getiriyorlar. M d r bu imamlarla sohbet halinde g r nce, her zaman olduğu gibi yine canım ok sıkıldı. Tabii kendi dertlerimle baş edemediğim i in, bu konuyla ilgili bir şey s yleyemedim.
Benim derdim, boşanmaya yanaşmayan, hala evli olduğmuz konusunda ısrar eden, Murat'laydı. Avukat, yıl ayrı yaşadığımızı kanıtladığımda, mesela kira s zleşmelerimi g sterdiğimde, boşanmamızın kesinlik kazanacağını s yledi.
O g n imamları g rmezden gelip, m d re bir kez daha can g venliğimin olmadığını s yledim. Ben konuşurken imam izin isteyip dışarı ıktı. Kısa bir sessizlikten sonra m d r:
- ok haklısınız Leyla Hanım, kocanızın yaptıklarını elbette onaylamıyorum. Ka kez savcılığa gidip korunma talep ettiğinizi de biliyorum. Allah g stermesin de, başınıza bir iş gelecek diye ben de ok korkuyorum. G revlendirme olarak sizi Elbistan'a g nderelim, ortalık durulunca d nersiniz, dedi.
Daha nce de s ylemiştim ya g l m, Afşin'de Murat'la aynı il enin farklı okullarında olmaktansa, 30 kilo metre uzaklıktaki Elbistan'da alışmayı tercih ederim. Gidip gelmesi zor olacaktı ama en azından gitmem, Rıdvan'ın durumunu d zeltebilirdi. Durup dururken benim y z nden, evli barklı adamın başı derde girdi.
Daha uzaktaki bir yere şansımı denemek i in,
- M d r Bey, dedim, sesimdeki titremeyi gizlemeye alışarak, Elbistan şura