Khalkedon
"Bir ülkenin karanlık yüzü, bir savunmanın aydınlık cümlelerinde saklıdır..."
Khalkedon... Kiminin 'şehir' dediği, kimilerinin ise bir 'hapishane' olarak tarif ettiği o yerde, bir mahpusun sesi taş duvarlardan sıyrılıp kelimelere dökülüyor. Bu savunma, bir beraat dileği değil tarihe, bugüne ve yarına bir not düşme çabasıdır.
Körler ülkesinde kral olmayı reddedenlerin, kalemini susturamayanların, suskun alkışların ortasında ellerini indirmeyi göze alanların hikâyesi...
Mitolojiden Nurnberg'e, Stalin'in mahkemelerinden Beyaz Gül'e, Khalkedon'un kirli avlularından Paris'in sessiz koridorlarına uzanan bir hesaplaşma...
Burada bir mahkeme salonu yok sadece burası bir vicdan salonu. Bir suçlunun değil, bir düzenin yargılandığı yer.
Bu kitap, bir savunma metni değil. Bu kitap, suskunluğu paramparça eden bir çığlık.
Ve her çığlık bir gün yankısını bulur.
Sonun Başlangıcı çünkü her zulmün bittiği yerde birileri nefes almaya başlar.