Tek bir d ğ n davetiyesi. Tek bir evsiz kadın. Her şeyi değiştiren tek bir gece.
Austin Cole her şeye sahip-bankada milyarlar, atı katı manzarası ve başkasıyla evlenmek zere olan bir eski nişanlı. Linda'nın d ğ n davetiyesi, adı altın harflerle basılı olarak geldiğinde, ne istediği a ık: onun d ğ ne yalnız, yıkılmış ve kolayca yeri doldurulabilir biri olarak gelmesini izlemek.
Austin ona bu tatmini yaşatmayacak.
Vanessa Williams ise g r nmez. Bir fırının dışında, elinde sadece bir etli b rek ve bez bir antayla otururken, g z ardı edilme sanatında ustalaşmıştır. Kimsenin bilmediği şey-onu durup izleyen milyoner de dahil-bir zamanlar onun da her şeye sahip olduğudur. Bir malik ne. Taptığı bir baba. Edward Harris'in babasını işlemediği su lardan dolayı tuzağa d ş rd ğ g n par alanan bir gelecek.
Austin ona d ğ ne kendisiyle gelmesini teklif ettiğinde, Vanessa uzun zamandır beklediği bir fırsatı g r r: ailesini mahveden adama erişim. Austin ise Linda'nın onu bırakmaktan pişman olmasını sağlama şansı g r r.
Ancak ikisinin de beklemediği şey, bu sahte ilişkinin aralarındaki hissettirdikleridir. Gece ge saatlere uzayan sohbetler. Kendisini korkutması gereken insanlarla dolu bir odaya onun sahip ıkma şekli. Siyah elbiseli kadının rol yapmadığını-bir hesap kapattığını fark ettiği an.
Edward Harris, kendi d ğ n resepsiyonunda tutuklandığında, Austin ve Vanessa sadece bir yolsuzluğu ortaya ıkarmış olmazlar. Kendilerini de a ığa ıkarırlar. Acılarını. Yalnızlıklarını. İntikamın hi bir zaman asıl mesele olmadığı ger eğini.
Artık g rev bitti ve ger ek iş başlıyor. Birbirlerini kullanarak yola ıkan iki yabancı, d r st bir ilişki kurabilir mi? Yoksa gizledikleri her şeyin ağırlığı, bulmayı planlamadıkları o tek şeye ulaşmalarını engelleyecek mi?
d n alınan ger ek olduğunda ne olur?