"Aşırı derecede g lenmiş arzuları insani sınır tanımayan, yavaş yavaş ger eklik algısını yitiren birer makineye d n şm şlerdi. Onlar başkalarıyla kendilerini kıyaslayan zavallı varlıklar gibi davranıyorlardı. Memnuniyetleri i in konulmuş herhangi bir kural yoktu. En ok neye zeniyorlarsa mutluluğu orada arıyorlardı.
Aldıkları zevki tetikleyen hassasiyetlerin değişmemesine dikkat ederek hislerini aynı doğrultuda hareket ettiriyorlardı. Mutluluğun bunlarla sınırlı olduklarına inanıyorlardı... Mutluyum diyorlar ama bunun farkında değilmiş gibi yaşıyorlardı."