Başka bir g n, yine okulun bitişiğindeki iki odalı ğretmen lojmanında yalnızım. Burası dağ başında ıssız bir k y. G nlerden Cuma... Bayrak t reninden sonra ğrencilerim evlerine dağıldı. Bir s re sonra da yle bir karanlık kt ki, g k g r lt s yle birlikte yağmur başladı. Bir saat boyunca atmış mumluk lambanın altında yağmurun dinmesini bekledim. Yağmur devam ederken kapı alındı. Ter ristlerin gelmesinden korktuğum i in, nce ne yapacağımı bilemedim. Kapıya yaklaşıp, korku dolu bir sesle,
- Kim o? dedim.
- Korkma evlat benim...
Ses o kadar babacan bir tonda ıkmıştı ki, korkacak bir şey olmadığını d ş nd m. Kapıyı a ınca 65 yaşlarında biriyle karşılaştım. Elinde şemsiye yoktu, buna rağmen adamın giysileri kup kuruydu. Sa ları bile ıslanmamıştı. Şaşkınlık i inde bakmaya devam ederken o,
- İ eriye girebilir miyim? diye sordu.
Adamdan bana doğru akan bir sıcaklık vardı.
- Kusura bakmayın, ıslanmamışsınız da, şaşırdım, dedim.
- Hayatım boyunca o kadar ok ıslandım ki evlat, izin ver de bug nl k ıslanmayayım, dedi.
Yatağımın karşısındaki okul sırasının oturağına ge ip oturdu. Masa olarak kullandığım ğrenci sırasına bakarak,
- Ben de senin gibi b yle bir dağ k y nde ğretmenlik yaptım, tıpkı b yle bir masam vardı, dedi g l mseyerek.
- Adım İsmail, dedim. Tanışalım...
- Benim adım da İsmail, şu tesad fe bak, dedi.
- Nerelisiniz?
- Aslında Yozgatlıyım ama bir kitapta kendimden Konyalı olarak s z ettiğim i in şimdi sana ne desem boş... Doğrusu ben Yozgat'tan ayrıldıktan sonra ğretmen olarak lkenin pek ok şehrinde bulundum. Bana nerelisin diye sorulduğunda "T rkiyeliyim" diyorum. Bir keresinde de yazdığım yk de, Boris Lojkine'nin yazıp y nettiği, S leyman'ın Hikayesi adında bir film var, izledin mi bilmem, o filimdeki S leyman karakteri olduğumu iddia etmiştim. S leyman olarak konuşursam az da olsa kendimi ifade edeceğim d ş ncesiyle bu yalana sığınmıştım... ayın yok mu, kuru kuruya mı sohbet edeceğiz evlat, aysız olmaz, dedi.
Hemen k k t pe ay koydum. Suyu ısıtan alevin sesi duyulurken anlatmaya devam etti:
- Benim de b yle bir aydanlığım vardı. Bir yıl kadar b yle bir lojmanda kaldım. G rd ğ n gibi k y n evleri kerpi ten ya da yığma taştan ama lojmanın duvarları b y k taşlarla r lm ş, kale gibi sağlam. Cumhuriyeti kuranlar her k ye bir okul yapmak i in b y k aba sarf etti. Menderes'ten sonra adım adım, Cumhuriyetin rd ğ ne kadar duvar varsa hepsini azar azar yıktılar. Senden sonra bu dağlarda ğretmen kalmayacak. Taşımalı eğitim adı altında k yleri ğretmensiz bırakacaklar. Her k ye imam verenler, ğrenci az diye k ylere ğretmen vermeyecek... Sen de anlat evlat... Her şeyi de ben anlatmayayım...